Sponsor Bağlantılar


Atatürkün Hayatı,Kısaca Mustafa Kemal Atatürk (Özet),Atatürkün Hayatı İngilizce Özet


Sponsor Bağlantı

Atatürkün Hayatı Özet

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Hayatını,Anılarını,Resimlerini bu yazımızda bulabilirsiniz.Yazımızın İlk Kısmında Ulu Önderin Hayatını Özet olarak bulacaksınız. Devamında ayrıntılı olarak hayatını bulacaksınız, en son olarak Ulu Önderin hayatının İngilizce Özetini bulacaksınız. Kapsamlı ve uzun bir yazı olacağı için konu içerisinde aradığınız CTRL F yapıp bulabilirsiniz.
Mustafa Kemal, 1881 yılında, Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı bir vilayet olan Selanik’te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. Babasını küçük yaşta kaybettikten sonra ilkokulu Selanik’te Şemsi Efendi Mektebi (İlkokul)’nde okudu. Öğrenimini Selanik Askeri Rüştiyesi(ortaokul) ve Manastır Askeri İdadisi(Lise)’nde sürdürdü. 1899′da girdiği İstanbul Harbiye Mektebi’ni 1902 yılında piyade teğmeni rütbesiyle, Harp Akademisi’ni de 1905′te kurmay yüzbaşı rütbesiye bitirdi.
Mustafa Kemal, 1905 yılında Şm’da 5. Ordu’da, 1907′de Makedonya’daki 3. Ordu’da görevlendirildi. Manastır ve Selanik’te görevli iken 1909′da İstanbul’daki (31 Mart Vak’ası) ayaklanmayı bastıran Hareket Ordusu’nda görev aldı ve ayaklanma başarıyla kısa sürede bastırıldı. Arnavutluk isyanını bastırma harekatına katıldı. 1911′de İtalya’nın Trablusgarp’a asker çıkarması üzerine Tobruk’a gönderildi. Tobruk ve Derne’de Türk Kuvvetlerini başarı ile yönettikten sonra binbaşı rütbesiyle 1912-1913 yıllarında Balkan Savaşı’na katıldı; Edirne’yi Bulgaristan’dan geri alan kolorduda görev yaptı. 1913-1915 yıllarında Sofya’da ataşe olarak bulundu. Birinci Dünya Savaşı’nda, 1915′te, 19. Tümen Komutanı olarak Çanakkale Savaşı’na katıldı. Gelibolu’da düşman saldırılarını başarı ile durdurdu; “Anafartalar Kahramanı” olarak ün kazandı.

Afgan kralı Amanullah Han’la Başbakan İnönü’nün tenis oynayışlarını seyrederken.(24 Mayıs 1928)
1916′da Doğu Cephesi’ne Kolordu Komutanı olarak atandı ve generalliğe yükseltildi. Rus saldırılarını durduran Mustafa Kemal, Bingöl ve Muş’u düşmandan geri aldı. 1917′de Filistin ve Suriye’de görevli 7. Ordu Komutanlığı’na atandı. Aynı yıl Veliaht Vahdettin ile Almanya’ya gitti.
Alman Genel Karargahı ve Alman savaş cephelerinde incelemeler yaptı. 1918′de yeniden görevlendirildiği Suriye cephesinde 7. Ordu Komutanı iken, Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra İstanbul’a geldi. Ülkeyi düşman işgalinden kurtarmak amacını gizli tutarak, Ordu Müfettişliği görevi ile İstanbul’dan ayrıldı.
Karadeniz yoluyla 19 Mayıs 1919′da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, 22 Haziran 1919′da Amasya Genelgesi’ni yayımladı. Türk milletine, “Vatanın bütünlüğünün ve milletin bağımsızlığının tehlikede olduğunu, azim ve kararlılıkla vatanın kurtarılması için Sivas’ta bir kongre toplanacağını” bildirdi. Ayrıca Osmanlı Hükûmeti’nin verdiği görevden ve askerlikten istifa ederek 23 Temmuz 1919′da Erzurum’da, 4 Eylül 1919′da Sivas’ta toplanan kongrelerin başkanlığını yaptı.
Bu kongrelerde, “Düşman işgaline karşı milletin vatanı savunacağı, bu amaçla geçici bir hükûmetin kurulacağı ve bir milli meclisin toplanacağı, manda ve himayenin kabul edilmeyeceği” kararları alındı ve açıklandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, onun çabalarıyla 23 Nisan 1920′de Ankara’da tarihi görevine başladı; Mustafa Kemal, Meclis ve Hükümet Başkanı seçildi. Osmanlı Hükümeti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması’nı Türk milletinin kabul etmediğini dünyaya duyurdu.
Mustafa Kemal, Ankara (29 Ekim 1929)
İtilaf Devletleri’nin yardımıyla İzmir’i işgal eden Yunan Kuvvetlerinin ilerlemesi 1921′de Birinci ve İkinci İnönü savaşlarıyla durduruldu. 23 Ağustos 1921′de yeniden saldıran Yunan Ordusu bozguna uğratılarak Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın yönettiği Türk Ordusu Sakarya Meydan Savaşı’nı zaferle sonuçlandırdı. 22 gün geceli gündüzlü süren bu savaşta Yunan Ordusu ağır kayıplara uğratıldı. Bu zafer nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Mustafa Kemal’e a€˜Mareşal’ rütbesi ve ‘Gazi’ unvanı verildi. Türk Ordusu, vatanı düşman işgalinden kurtarmak için 26 Ağustos 1922′de karşı saldırıya başladı. Mustafa Kemal Paşa’nın yönettiği Başkomutan Meydan Savaşı’nda (30 Ağustos 1922) Türk Ordusu Yunan Ordusu’nun büyük kısmını yok etti. Bozguna uğrayarak kaçan düşman kuvvetlerini izleyen Türk Ordusu 9 Eylül 1922′de İzmir’e girdi. 11 Ekim 1922′de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı ve İtilaf Devletleri işgal ettikleri Türk topraklarından çekildiler.
Kurtuluş Savaşı’nın ardından TBMM tarafından 29 Ekim 1923 günü Cumhuriyet ilan edilirken, Mustafa Kemal de Cumhurbaşkanı seçildi. 1938′deki ölümüne dek arka arkaya 4 kez cumhurbaşkanı seçilen Atatürk, bu görevi en uzun süre yürüten cumhurbaşkanı oldu.
Mustafa Kemal’e, 24.11.1934 günlü, 2587 sayılı kanunla Atatürk soyadı verildi ve bu soyadının başkaları tarafından kullanılması yasaklandı.
Mustafa Kemal Atatürk, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı’nın etkilerini hafifletmek ve ülkenin kalkınmasını hızlandırmak amacı ile 1933′te Beş Yıllık Sanayi Planı’nı başlattı. Aynı dönemde dış politikada da önemli adımlar atıldı; Milletler Cemiyeti’ne girilmesi (1932), Balkan Antantı’nın imzalanması (1934), Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) ve Sadabat Paktı (1937) gibi girişimler Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada etkili bir aktör olarak öne çıkmasına katkıda bulundu. Atatürk, Hatay’ın anavatana katılması için yoğun bir diplomatik çaba sarf etti ve onun bu amacı, vefatının ardından 1939 yılında gerçekleşti.
Atatürk, yalnızca Türk milletinin Kurtuluş Savaşı’nı başarı ile yöneten bir komutan değil, aynı zamanda gerçekleştirdiği devrimler ile de dahi bir devlet adamı idi. 57 yıl süren yaşamının büyük kısmında, milletinin ve vatanının bağımsızlığı ve mutluluğu için yılmadan çalıştı ve girdiği her mücadeleden zaferle çıktı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, cesur ve unutulmaz önderi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938′de aramızdan ayrıldı.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’S LIFE

Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938) was the founder and the first President of the Republic of Turkey. Mustafa Kemal was born in 1881 in Salonika (Selanik, today in Greece, then under the Ottoman rule). His father’s name was Ali Riza Efendi. His father was customs official.
His mother’s name was Zübeyde Hanim. For his primary education, he went to the school of Semsi Efendi in Salonika. But Mustafa lost his father at an early age, he had to leave school. Mustafa and his mother went to live with his uncle in the countryside. His mother brought him up. Life continued like this for a time. Mustafa worked on the farm but his mother began to worry about his lack of schooling. It was finally decided that he should live with his mother’s sister in Salonika.
He entered the Military Middle School in Salonika. In 1895, after finishing the Military Middle School, Mustafa Kemal entered the Military High School (Askeri Idadisi ) in Manastir.
After successfully completing his studies at the Manastir Military School, Mustafa Kemal went to Istanbul and on the 13th of March 1899 he entered the infantry class of the Military Academy (Harbiye Harp Okulu). After finishing the Military Academy, Mustafa Kemal went on to the General Staff College in 1902. He was graduated from the Academy with the rank of captain on the 11th of January, 1905.
In 1906, he was sent to Damascus (Sam). Mustafa Kemal and his friends founded a society which they called “Vatan ve Hürriyet” (Fatherland and Freedom) in Damascus. On his own initiative, he went to Tripoli during the war with Italy in 1911 and took part in the defense of Derne and Tobruk. While he was still in Libya, the Balkan War broke out. He served in the Balkan War as a successful Commander (1912-1914). At the end of the Balkan War, Mustafa Kemal was appointed military attache in Sofia.
When Mustafa Kemal was in Sofia, the First World War broke out. He was made Commander of the Anafartalar Group on 8th of August, 1915. In the First World War he was in command of the Turkish forces at Anafartalar at a critical moment. This was when the Allied landings in the Dardanelles (Çanakkale Bogazi) took place and he personally saved the situation in Gallipoli. During the battle, Mustafa Kemal was hit by shrapnel above the heart, but a watch in his breast pocket saved his life. Mustafa Kemal explained his state of mind as he accepted this great responsibility: “Indeed, it was not easy to shoulder such responsibility, but as I had decided not to live to see my country’s destruction, I accepted it proudly”. He then served in the Caucasus and in Syria and just before the armistice in 1918 he was placed in command of the Lightning Army group in Syria. After the armistice (peace agreement), he returned to Istanbul.
After the Armistice of Mondoros, the countries that had signed the agreement did not consider it necessary to abide by its terms. Under various pretexts the navies and the armies of the Entente (France, Britain and Italy) were in Istanbul, while the province of Adana had been occupied by the French, and Urfa and Maras by the British. There were Italian soldiers in Antalya and Konya, and British soldiers in Merzifon and Samsun. There were foreign officers, officials and agents almost everywhere in the country.
On the 15th of May 1919 the Greek Army landed in Izmir with the agreement of the Entente. Under difficult conditions, Mustafa Kemal decided to go to Anatolia. On 16th of May 1919, he left Istanbul in a small boat called the “Bandirma”. Mustafa Kemal was warned that his enemies had planned to sink his ship on the way out, but he was not afraid and on Monday19th May 1919, he arrived in Samsun and set foot on Anatolian soil. That date marks the beginning of the Turkish War of Independence. It is also the date that Mustafa Kemal later chose as his own birthday. A wave of national resistance arose in Anatolia. A movement had already begun in Erzurum in the east and Mustafa Kemal quickly placed himself at the head of the whole organization. The congresses in Erzurum and Sivas in the Summer of 1919 declared the national aims by a national pact.
When the foreign armies occupied Istanbul, on 23th of April 1920 Mustafa Kemal opened the Turkish Grand National Assembly and hence established a provisional new government, the centre of which was to be Ankara. On the same day Mustafa Kemal was elected President of the Grand National Assembly. The Greeks, profiting by the rebellion of Çerkez Ethem and acting in collaboration with him, started to advance towards Bursa and Eskisehir. On the 10th of January 1921, the enemy forces were heavily defeated by the Commander of the Western Front, colonel Ismet and his troops. On the 10th of July 1921, the Greeks launched a frontal attack with five divisions on Sakarya. After the great battle of Sakarya, which continued without interruption from the 23rd of August to the 13th of September, the Greek Army was defeated and had to retreat. After the battle, the Grand National Assembly gave Mustafa Kemal the titles of Ghazi and Marshal. Mustafa Kemal decided to drive the enemies out of his country and he gave the order that the attack should be launched on the morning of the 26th of August 1922. The bulk of the enemy forces were surrounded and killed or captured on the 30th of August at Dumlupinar.
The enemy Commander-in-Chief, General Trikupis, was captured. Or the 9th of September 1922 the fleeing enemy forces were driven into the sea near Izmir. The Turkish forces, under the extraordinary military skills of Kemal Atatürk, fought a War of Independence against the occupying Allied powers and won victories on every front all over the country.
On the 24th of July 1923, with the signing of the Treaty of Lausanne, the independence of the new Turkish State was recognized by all countries. Mustafa Kemal built up a new, sturdy, vigorous state. On the 29th of October 1923, he declared the new Turkish Republic. Following the declaration of the Republic he started to his radical reforms to modernize the country. Mustafa Kemal was elected the first President of the Republic of Turkey.
Atatürk made frequent tours of the country. While visiting Gemlik and Bursa, Atatürk caught a chill. He returned to Istanbul to be treated and to rest, but, unfortunately Atatürk was seriously ill. At 9.05 AM on the 10th of November 1938, Atatürk died, but he attained immortality in the eyes of his people. Since the moment of his death, his beloved name and memory have been engraved on the hearts of his people. As a commander he had been the victorious of many battles, as a leader he had influenced the masses, as a statesman he had led a successful administration, and as a revolutionary he had striven to alter the social, cultural, economic, political and legal structure of society at its roots. He was one of the most eminent personalities in the history of the world, history will count him among the most glorious sons of the Turkish nation and one of the greatest leaders of mankind.
EVENTS IN ATATÜRK’S LIFE IN CHRONOLOGICAL ORDER
1881
Mustafa born in Salonika.
1893
Mustafa enters the Military Preparatory School in Salonika and is given the second name “Kemal” by his teacher.
1895
Mustafa Kemal enters the Military High School at Manastir.
1899
Mustafa Kemal enters the infantry class of the Military Academy in Istanbul.
1902
Mustafa Kemal graduates from the Military Academy and goes on to the General Staff College.
January 11, 1905
Mustafa Kemal graduates from the General Staff College with the rank of Staff Captain and is posted to the Fifth Army, based in Damascus.
October 1906
Mustafa Kemal and his friends from the secret society “Fatherland and Freedom” in Damascus.
September 1907
Mustafa Kemal transferred to Third Army and goes to Salonika.
September 13, 1911
Mustafa Kemal transferred to General Staff in Istanbul.
January 9, 1912
Mustafa Kemal successfully leads the Tobruk offensive in Libya.
November 25, 1912
Mustafa Kemal appointed Director of Operations, Mediterranean Straits Special Forces.
October 27, 1913
Mustafa Kemal appointed Military Attache in Sofia.
April 25, 1915
Allies land at Ariburnu (Gallipoli) and Mustafa Kemal stops their progress with his division.
August 9, 1915
Mustafa Kemal appointed Commander of Anafartalar Group.
April 1, 1916
Mustafa Kemal promoted to Brigadier-General.
August 6-7, 1916
Mustafa Kemal takes Bitlis and Mus back from the enemy.
October 31, 1918
Mustafa Kemal becomes Commander of Lightning Group of Armies.
April 30, 1919
Mustafa Kemal appointed Inspector of 9th Army based in Erzurum with wide powers.
May 16, 1919
Mustafa Kemal leaves Istanbul.
May 19, 1919
Mustafa Kemal lands in Samsun. This date was recorded as the start of War of Independence.
July 8, 1919
Mustafa Kemal resigns from the post of Inspector of 3rd Army and from the army.
July 23, 1919
Mustafa Kemal elected Chairman of Erzurum Congress.
September 4, 1919
Mustafa Kemal elected Chairman of Sivas Congress.
December 27, 1919
Mustafa Kemal arrives in Ankara with the Excutive Committee.
April 23, 1920
Mustafa Kemal opens the Turkish Grand National Assembly in Ankara.
May 11, 1920
Mustafa Kemal is condemned to death by the government in Istanbul.
August 5, 1921
Mustafa Kemal appointed Commander-in-Chief by the Grand National Assembly.
August 23, 1921
The battle of Sakarya begins with Turkish troops led by Mustafa Kemal.
September 19, 1921
The Grand National Assembly gives Mustafa Kemal the rank of Marshal and the title Gazi.
August 26, 1922
Gazi Mustafa Kemal begins to lead the Great Offensive from the hill of Kocatepe.
August 30, 1922
Gazi Mustafa Kemal Pasha wins the battle of Dumlupinar.
September 10, 1922
Gazi Mustafa Kemal enters Izmir.
November 1, 1922
The Grand National Assembly accepts Gazi Mustafa Kemal’s proposal to abolish the Sultanate.
January 14, 1923
Mustafa Kemal’s mother Zübeyde Hanim dies in Izmir.
October 29, 1923
Proclamation of the Turkish Republic and Gazi Mustafa Kemal is elected as the first President.
August 24, 1924
Gazi Mustafa Kemal wears a hat for the first time at Sarayburnu in Istanbul.
August 9, 1928
Gazi Mustafa Kemal speaks at Sarayburnu on the new Turkish Alphabet.
April 12, 1931
Gazi Mustafa Kemal founds the Turkish Historical Society.
July 12, 1932
Gazi Mustafa Kemal founds the Turkish Linguistic Society.
June 16, 1934
The Grand National Assembly passes a law granting Gazi Mustafa Kemal the surname “Atatürk”.
November 10, 1938
Atatürk dies at 09:05 in Dolmabahçe Palace, Istanbul

Mustafa Kemal Atatürkün Hayatı Ayrıntılı

Çocukluk ve gençlik yılları (1881 – 1905)

Mustafa Kemal Atatürk, 1881 tarihinde Selânik, Koca Kasım Paşa Mahallesi, Islahhane Caddesi’nde bugün müze olan evde doğdu. 1839 doğumlu olan babası Ali Rıza Efendi aslen Manastır’a bağlı Debre-i Bâlâ (Yukarı Debre)’dendir. Milis subaylığı, evkaf kâtipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım’la evlendi. Bu çiftin Fatma (1871/72-1875), Ahmet (1874-1883), Ömer (1875-1883), Mustafa (Kemal Atatürk) (1881-1938), Makbule (Boysan, Atadan) (1885-1956) ve Naciye (1889-1901) adında altı çocukları oldu. Fatma dört, Ahmet dokuz, Ömer sekiz yaşlarında iken, o senelerde salgın olan kuşpalazı (difteri) hastalığından çocuk yaşlarında öldüler. En küçük kardeş Naciye, Mustafa Kemal’in Harp Okulu’nu bitirdiği sene, oniki yaşındayken verem hastalığına yakalanıp hayatını kaybetti. Makbule Hanım 1956 yılına kadar yaşadı.
Öğrenim çağına gelen Mustafa, annesinin isteğiyle Hafız Mehmet Efendi’nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, daha sonra babasının isteğiyle Mektebi Şemsi İbtidai (Şemsi Efendi Mektebi)’ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği’nde Hüseyin dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik’e dönüp okulunu bitirdi. Bu arada Zübeyde Hanım, Selânik’te gümrük memuru olan Ragıp Bey ile evlendi. Şimdi müze olan Koca Kasım Paşa Mahallesi Islahhane Caddesi’ndeki ev, Ragıp Bey’in evidir. Ali Rıza Bey yaşarken, Ahmed Sübaşı Mahallesi’ndeki Sanayi Mektebi karşısındaki evde oturmuşlardı.
Mustafa, Selânik Mülkiye Rüştiyesi’ne kaydoldu ve 1893 yılında Selânik Askerî Rüştiyesi’ne girdi. Bu okulda Matematik Öğretmeni Yüzbaşı Üsküplü Mustafa Sabri Bey “Kemal” adını ilave etti. Fransızca öğretmeni Yüzbaşı Nakiyüddin Bey (Yücekök), özgürlük düşüncesiyle genç Mustafa Kemal’in düşünce yapısına etkiledi. Mustafa Kemal Kuleli Askerî İdadisi’ne girmeyi düşündüyse de ona ağabeylik yapan Selânikli bir subay Hasan Bey’in tavsiyesine uyarak Manastır Askerî İdadisi’ne kaydoldu. 1896-1899 yıllarında okuduğu Manastır Askerî İdadisi’nde Tarih öğretmeni KolağasıMehmet Tevfik Bey (Bilge), Mustafa Kemal Efendi’nin tarih’e olan merağını güçlendirdi. 1899′da İstanbul’da Mekteb-i Harbiye-i Şahane (Harp Okulu)’na girerek 1902′de Mülâzim (Teğmen) rütbesiyle mezun oldu. Akabinde Erkan-ı Harbiye Mektebi (Harp Akademisi)’ne devam etti ve 11 Ocak1905′te Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle bitirdi.

Olgunlaşma dönemi (1905 – 1911)

Şam’da staj ve İttihat ve Terakki Cemiyeti

1905-1907 yılları arasında Şam’da Lütfi Müfit Bey (Özdeş) ile birlikte 5.Ordu emrinde görev yaptı. 1906 Ekim ayında Binbaşı Lütfi Bey, Dr. Mahmut Bey, Lüfti Müfit Bey (Özdeş) ve askerî tabib Mustafa Bey (Cantekin) ile birlikte ‘Vatan ve Hürriyet’ adlı bir cemiyeti kurduktan sonra Ordu’dan izinsiz Selânik’e gitti. Selânik Merkez Komutan Muavini Yüzbaşı Cemil Bey (Uybadın)’in yardımıyla karaya çıktı ve orda cemiyetinin şubesini açtı. Bir süre sonra arandığını öğrendi ve ona ağabeylik yapan Albay Hasan Bey, Yafa’ya dönüp oranın komutanı Ahmet Bey’e Mısır sınırında Bîrüssebi’ye gönderildiğini birdirmesini önerdi. Ahmet Bey de Mustafa Kemal Bey’i Bîrüssebi’ye tayin etti ve bir süre sonra topçu staj için tekrar Şam’a gönderildi. 20 Haziran 1907′de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu ve 13 Ekim 1907′de 3.Ordu’ya atandı. Ancak Selânik’e vardığında ‘Vatan ve Hürriyet’in şubesinin İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne ilhak edildiğini öğrendi. Bu yüzden kendisi de 1908 Şubat ayında İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üye oldu (Üye numarası: 322). 22 Haziran 1908′de Rumeli Doğu Bölgesi Demiryolları Müfettişliğine atandı.

Birinci Libya görevi (1908)

23 Temmuz 1908′de Meşrutiyet’in ilânından sonra sonbahar aylarında İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından, toplumsal ve siyasal sorunları ve güvenlik problemlerini incelemek üzere Trablusgarp (bugünkü Libya’nın bir parçası)’a gönderildi. Burada 1908 devriminin fikirlerini Libyalılara yaymaya ve buradaki nüfusun farklı kesimlerinden gelenleri Jön Türk politikasına kazanmaya çalıştı. [1] Bu siyasi görevin yanısıra bölge halkının güvenliği ile de ilgilendi. Kentin dışında yapılan bir savaş tatbikatında Bingazi garnizonuna önderlik ederek askerlere modern taktikler öğretti.Bu tatbikat süresince isyancı bir şeyhin evini sararak bölgede sistem karşıtı başka güçlü kişilere örnek olması amacıyla onu kontrol altına aldı. Ayrıca hem kentli, hem de kırsal bölge insanlarını korumak için bir yedek asker ordusu planlamaya başladı.[2]

Hareket Ordusu (1909)

13 Ocak 1909′da 3.Ordu’ya bağlı Selânik Redif Fırkası’nın Kurmay Başkanı oldu ve 13 Nisan 1909′da Meşrutiyete karşı başlayan 31 Mart Hadisesi’ni bastırmak üzere Selânik ve Edirne’den yola çıkarak MirlivaMahmut Şevket Paşa komutasında 19 Nisan 1909′da İstanbul’a girecek olan Hareket Ordusu’na bağlı birinci kademe birliklerinin kurmayı başkanı oldu. Daha sonra 3.Ordu Kurmaylık, 3.Ordu Subay Talimgâhı Komutanlık, 5.Kolordu Kurmaylık, 38.Piyade Alay Komutanlık görevlerinde bulundu.

Fransa seyahati ve İstanbul’a dönüş (1910-1911)

Mustafa Kemal Bey 12-18 Eylül 1910′de Fransa’da düzenlenen Picardie Manevraları’na gönderildi ve deneme uçuşuna davet edildiyse de korkundan uçağa binemedi ve hayat boyunca binmeyecekti. Dönüşte 27 Eylül 1911′de İstanbul’da Genelkurmay Karargâhında görev aldı.

Yöneticilik yılları (1911 – 1919)

İtalyanların Trablusgarp’a saldırısıyla 29 Eylül 1911′de başlayan Trablusgarp Savaşı’nda, Mustafa Kemal Bey de diğer İttihatçı arkadaşlarıyla birlikte 18 Ararlık 1911′de Bingazi’ye hareket etti. Bu arada 27 Kasım 1911′de Binbaşı oldu. Tobruk yakınında küçük bir zaferi kazandıktan sonra 11 Mart 1912′de Derne Komutanlığına getirildi.

Mustafa Kemal Bey Balkan Savaşı’nın patlak vermesiyle 24 Ekim 1912′de İstanbul’a hareket etti ve 24 Kasım 1912′de karahgâhı Bolayır’da bulunan Bahr-i Sefit Boğazı (Akdeniz Boğazı) Kuvayi Mürettebesi Harekât Şubesi Müdürlüğüne atandı. General Stilian Georgiev Kovachev komutasındaki Bulgar 4.Ordusu tarafından yenildi. Haziran 1913′da başlayan İkinci Balkan Savaşı’nda Dimetoka ve Edirne’ye girdi. 27 Ekim 1913′te Sofya Askerî Ataşesi’ne atanarak yakın arkadaşı Sofya Sefiri (Elçisi) Fethi Bey (Okyar)’in altında çalıştı. Ek görev olarak Belgrat ve Çetine Askerî Ataşeliğini de yürüttü. Bu görevde iken 1 Mart 1914′te Kaymakam (Yarbay)lığa yükseldi. Savaştan sonra Harbiye Nazırı General Kovachev’in kızı Dimitrina (Miti) Kovacheva’ya yanaşarak General’in de güvenini kazanmayı başardı. Askerî Ataşe görevi Ocak 1915′te sona erdi. Bu sırada 28 Temmuz 1914′de I.Dünya Savaşı başlamış, 29 Ekim 1914′de Osmanlı Devleti de savaşa girdi. 20 Ocak 1915′de Mustafa Kemal Bey 3.Kolordu emrinde Tekfurdağı’nda kurulacak olan 19.Fırka Komutanlığına atandı.

Bulgaristan ve Mustafa Kemal

Bulgaristan, Mustafa Kemal’in hayatında en büyük etki yapan ülke olmuştur. Bulgaristan’da geçen hayatı incelendiği zaman yapacağı devrimlerin birçoğunu yıllar önce Sofya’da görev yaptığı sırada düşündüğü ve şekillendirdiği görülür.[kaynak belirtilmeli] Mustafa Kemal Bey’in Sofya’ya geldiği günlerde Bulgar siyasi yaşamı çok hareketliydi. Sobranya (Bulgar Parlamentosu) için yapılan seçimler iktidardaki Radoslovov’un partisi için başarısız geçmiş ve iktidar partisi parlamentoda sandalye kaybetmişti. Kabine kurma görevinin, parlamentoda çoğunluğa sahip olmamasına rağmen yeniden Radoslovov’a verilmesi gibi siyasi olaylar Atatürk’ü derinden etkilemiştir.[kaynak belirtilmeli]

Birinci Dünya Savaşında Atatürk

19.Fırka, 23 Mart 1915′te Müstahkem Mevki Komtanlığı emriyle Eceabat bölgesinde ihtiyata alındı. 25 Nisan 1915′te Gelibolu Yarımadası’na İtilaf Devletleri’nin yaptığı çıkartmalarıyla Çanakkale Savaşı başladı. 3.Kolordu komutanı Mehemt Esat Paşa’nın emrinde savaşan Kaymakam (Yarbay) Mustafa Kemal Bey Arıburnu’na çıkan ANZAC (Avstraliya ve Yeni Zelanda Kolordusu) birliklerinin yarımada içine ilerlemesini Conkbayırı’nda durdurdu. Bu başarı üzerine 5.Ordu kumandanı Müşir (Mareşal) Liman von Sanders Paşa’nın takdirini kazandı ve 1 Haziran 1915′te Miralay (Albay)lığa yükseldi. İngilizlerin Ağustos ayında Suvla Körfezi’ne yaptığı ikinci çıkartmadan sonra, 8 Ağustos akşamı Liman von Sanders Anafartalar mevkiinde bulunan birliklerinin komutasını verdi ve 9-10 Ağustos’ta Anafartalar Zaferi’ni kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos’ta Kireçtepe ve 21 Ağustos’ta II. Anafartalar Zaferi takip etti. Miralay (Albay) Mustafa Kemal Bey, Ruşen Eşref Bey (Ünaydın) başta olmak üzere İstanbul basın tarafından “Anafartalar Kahramanı” olarak kamuoyuna tanıtıldı.

1916′da önce Edirne ve sonra Diyarbekir’de görev aldı. Anafartalar’daki başarıları dolayısıyla muharebe kıdem zamları verilerek 1 Nisan 1916′da Mirlivalığa yükseldi ve Paşa ünvanını aldı. Rus kuvvetleriyle yapılan savaşlar sonucunda Muş ve Bitlis geri alındı. 7 Mart 1917′de karargâhı Diyarbekir’de bulunan 2.Ordu Koumtan Vekililiğine atandıktan sonra Hicaz Kuuveyi Seferiyesi Komutanlığına getirilmek istendi. Ancak bunu kabul etmeyerek 5 Temmuz 1917′de Yıldırım Orduları Grubu emrindeki 7.Ordu Komutanlığına atandı. Bu görevi sırasında Ahmet Cemâl Paşa ile birlikte, savaşta ülkeyi felakete sürüklediğine inandığı Başkumandan Vekili Enver Paşa’ya karşı bir askerî darbe hazırlamakla suçlandı.[kaynak belirtilmeli] Görevinden alınarak İstanbul’a çağırıldı. 15 Aralık 1917 ile 5 Ocak 1918 tarihler arasında Veliaht Vahdettin Efendi’nin maiyetinde Almanya’ya giderek Keiser II.Wilhelm, Genel Karargâhı ve Elsass bölgesini ziyaret etti.

Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı yıllarında

1918 Haziran ayında Viyana ve Karlsbad’a giderek tedavi gördü. Sultan Reşat’ın vefatı ve Vahdettin’in cülûsu üzerine 2 Ağustos’ta İstanbul’a döndü. 15 Ağustos 1918′de 7. Ordu Komutanı olarak [[Suriye cephesine atandı ve ardından Fahri Yaver Hazreti Şehriyari (Padişahın Onursal Yaveri) ünvanı verildi. 19 Eylül 1918'de Allenby komutasındaki İtilaf kuvvetleri genel taarruza geçerek üç ordudan oluşan Yıldırım Orduları Grubu'nu ağır bir hezimete uğrattılar (Nablus Hezmeti). 1 Ekim'de Şam, 25 Ekim'de Halep düştü. Fahri Yaver Hazreti Şehriyari (Padişahın Onursal Yaveri) Mustafa Kemal Paşa, VI.Mehmet (Vahdettin)'in başyaveri Naci Bey (Eldeniz)'e bir tel çekerek Yıldırım Orduları Grubu'nun savaş gücünün kalmadığını bildirerek mütareke istemesini önerdi. Ayrıca yeni hükümette kendisinin Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili olarak görevlendirilmesini istedi. 30 Ekim'de Mondros Mütarekesi imzalandı ve ertesi gün öğle vaktinde yürürlüğe girdi. Mondros Mütarekenamesi 19.maddesi gereğince, Yıldırım Orduları Grubu kumandanı olan Liman von Sanders Paşa'nın görevden alınması üzerine Fahri Yaver Hazreti Şehriyari Mustafa Kemal Paşa bu göreve getirildi. Ancak 7 Kasım'da Yıldırım Orduları Grubu ile 7.Ordu lağvedildi. 10 Kasım'da Yıldırım Kıt'aatının komutasını 2.Ordu Komutanı Nihat Paşa'ya bırakarak Adana'dan İstanbul'a haraket etti ve 13 Kasım'da İstanbul'a Haydar Paşa İstasyonu'na ulaştı. Fethi Bey (Okyar) ile birlikte Ahmet İzzet Paşa (Furgaç) yanlısı ve Ahmet Tevfik Paşa (Okday) karşıtı bir tavrı koyan 'Minber' gazetesini çıkararak siyasî girişimlerde bulundu.

Milli Mücadele dönemi (1919 - 1923)

Bu dönemin genel durumu için: Kurtuluş SavaşıMondros Mütarekesi'nden sonra Anadolu'da milisler (Kuvayı Milliye) şeklinde örgütlenen direniş hareketleri başladı. Fahri Yaver Hazreti Şehriyari Mustafa Kemal Paşa, Padişah VI.Mehmet (Vahdettin) tarafından olağanüstü yetkilerle donatılarak Vilayet-i Sitte (6 Vilayet)'yi Büyük Ermenistan ve Bağımsız Kürdistan projelerinden korması için görevlendirildi. 19 Mayıs1919'da Refet Bey (Bele), Kâzım Bey (Dirik), 'Ayıcı' Mehmet Arif Bey, Hüsrev Bey (Gerede)lerle beraber Samsun'a çıktı.

22 Haziran1919'da Rauf Bey (Orbay), Kâzım Karabekir Paşa, Refet Bey (Bele) ve Ali Fuat Paşa (Cebesoy) ile birlikte Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını" ilan etti. Kâzım Karabekir Paşa tarafından Erzurum'da toplanan Doğu İlleri Müdafaa-i Hukuk Kongresine (Erzurum Kongresi) katıldı. Kongre üyelerinin ısrarıyla Osmanlı ordusundan istifa etti ve Kongre başkanlığına seçildi[kaynak belirtilmeli]. 4 – 11 Eylül 1919 tarihleri arasında Sivas Kongresi’ni toplayarak ulusal direnişi yönetecek olan siyasi yapılaşmayı kurdu. 27 Aralık 1919′da Ankara’da heyecanla karşılandı. Osmanlı Meclis-i Mebusan’ın Mart 1920′de işgal güçlerince basılması ve önde gelen vatanperverane mebusların tutuklanması üzerine 23 Nisan 1920′de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasını sağladı. Erzurum mebusu sıfatıyla Meclis ve Hükûmet Başkanlığına seçildi. T.B.M.M., bir kurucu meclis gibi çalışarak Milli Mücadele’yi yürütecek olan Anadolu hükumetinin altyapısını kurdu.

Merkezi denetimden uzak bulunan Kuva-yı Milliye örgütleri dağıtılarak düzenli bir ordu oluşturuldu. Milli Mücadele’nin en kanlı çatışmaları, düzenli orduya katılmayı kabul etmeyen Kuva-yı Milliye gruplarına karşı verildi. (Bak. Çerkez Ethem Bey). 1921 Ağustos ayında askerî durumun kritikleşmesi üzerine Meclis Mustafa Kemal’e ‘Başkumandan’ ünvanını vererek yasama ve yürütme erklerinin bir kısmını kendisine devretti[kaynak belirtilmeli].

Ulusal direnişin yayılması ve Sevr Antlaşması’nın direnişle karşılaşması üzerine İtilaf Devletleri, Yunan ordusunu Anadolu’nun içlerine sürdü.[kaynak belirtilmeli] Yunan ordusu İsmet Bey kumandasındaki düzenli birliklerce I.İnönü (6-10 Ocak 1921) ve II.İnönü (23 Mart-1 Nisan 1921) Muharebelerinde geri çevirildi. Ancak Yunanlılarının Karahisar istikametinden büyük hücumunun yapılacağını tahmin edemeyerek Kütahya-Eskişehir (10-24 Temmuz) Muharebelerinde 4. Fırka Kumandanı Yarbay Mehmet Nâzım Bey’in şehit düşmesi gibi ağır şekilde mağlubiyete uğradı ve Sakarya nehrinin doğusuna çekilmek zorunda kaldı.
Mustafa Kemal Paşa 12 Ağustos’ta Polatlı’da teftiş yaparken atttan düştü ve kaburga kemiği kırıldı. 23 Ağustos-13 Eylül 1921 tarihlerinde yapılan Sakarya Meydan Muharebesi’nde Yunan Ordusu’nun hücum gücü tükendi. Bu zaferden sonra 19 Eylül 1921′de TBMM Mustafa Kemal Paşa’ya Müşir rütbesi ve Gazi ünvanı verdi. Akabinde Sad Taarruz planı tasarlattıysa çeşitli nedenlerden dolayı gerçekleştirmedi.
Büyük Millet Meclisi Ordusu, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın 26 Ağustos 1922′de başlatığı Büyük Taarruz ile Afyon civarında Yunan cephelerini yardı ve 30 Ağustos 1922′de Dumlupınar Meydan Muharebesi ile imha etti. Geri kalan Yunan birliklerini de Anadolu’dan kovarak 9 Eylül’de İzmir’i kurtardı.
Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923′te İsviçre’nin Lausanne (Lozan) kentinde imzalanan Lozan Antlaşması’yla sonuçlandı. Bu antlaşma ile Sevr Antlaşması yürürlükten kalkmış, Türkiye Cumhuriyeti Lozan Antlaşması temelleri üzerine kurulmuştur.

...

Cumhurbaşkanlığı yılları (1923-1938)

Milli Mücadele sonrasında Türkiye’de iki başlı bir yönetim ortaya çıkmıştı. TBMM 1 Kasım 1922′de Osmanlı saltanatını lağvedip Vahidettin’i tahttan indirerek İstanbul hükümetinin hukuki varlığına son verdi. 16 Ocak 1923′de İzmit’te Hünkâr Kasrı’nda İstanbul’dan gelen gazetecilerle mülakat yapıldığında Vakit başyazarı Ahmet Emin Bey (Yalman)’in Kürt meselesi hakkında sorusuna karşı ‘Başlı başına bir Kürtlük tasavvur etmektense, bizim Teşkilat-ı Esasiye Kanunu gereğince zaten bir tür mahalli muhtariyetler teşekkül edecektir’ diyerek Kürtlere özel statü tanımamak için ihtiyatlı davrandı. 8 Nisan 1923′te yayımlanan Dokuz Umde ile Mustafa Kemal yeni rejimin temelini oluşturacak olan Halk Fırkası’nın (daha sonra Cumhuriyet Halk Fırkası, Cumhuriyet Halk Partisi, CHP) temellerini attı. Nisan ayında yapılan İkinci Meclis seçimlerine sadece Halk Fırkasının katılmasına izin verildi. Mebus adayları Parti başkanı sıfatıyla Mustafa Kemal tarafından belirlendi.
29 Ekim 1923′te TBMM, oturuma katılan 159 milletvekilinin oybirliğiyle Cumhuriyet’i ilan ederek Mustafa Kemal Paşa’yı Cumhurbaşkanı seçti. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927′de kabul edilen CHF Tüzüğü ile Mustafa Kemal Paşa partinin “değişmez genel başkanı” ilan edildi ve mebus adaylarını seçme yetkisi, kaydı hayat şartıyla kendisine tanındı. CHF/CHP üyelerinden oluşan TBMM 1927, 1931, 1935 yıllarında Atatürk’ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.
Cumhuriyetin ilanından sonra, Milli Mücadeleyi başlatan beş kişilik kadronun Mustafa Kemal dışındaki dört üyesi (Rauf Bey, Karabekir Paşa, Refet Paşa ve Ali Fuat Paşa) muhalefete geçerek Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı kurdular. 1925 Martı’nda çıkan Genç Hâdisesi (Şeyh Sait İsyanı, Doğu İsyanı) üzerine sıkıyönetim ilan edilerek TpCF kapatıldı. Partinin lider kadrosu tutuklanarak önde gelenleri idam edildi.
Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. Ancak 1918 yılından sonra hiçbir resmi veya özel ziyaret için yurt dışına çıkmadı.
15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet’in kuruluşunu anlatan Nutuk’u (Söylev), 29 Ekim 1933 tarihinde de Onuncu Yıl Nutku’nu okudu. Kurtuluş Savaşı’nın Atatürk’ün bakış açısıyla anlatımını içeren Nutuk, Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Mücadeleye ilişkin resmi görüşünün esasını oluşturur ve Milli Mücadeleyi Mustafa Kemal Paşa ile birlikte başlatan ve yürüten askerî ve siyasi şeflere karşı (Rauf, Karabekir, Refet Bele, Mersinli Cemal Paşa, Cafer Tayyar Eğilmez, “Sakallı” Nurettin Paşa, Celalettin Arif Bey vb.) bir polemik niteliği de taşır.

Mustafa Kemal ve eşi Latife Hanım

Milli Mücadele döneminde Ankara İstasyon Binasında Fikriye Hanım ile birlikte yaşıyordu. Fikriye hanımı Almanya’ya gönderdikten sonra 29 Ocak 1923′te İzmir’in sayılı zenginlerinden Uşakizade Muammer Bey’in kızı Latife Hanım’la evlendi. 1924′de yapılan Sonbahar Seyahatı sırasında çift kavga etti ve Mustafa Kemal Paşa Erzurum’dan İsmet Paşa’ya telegraf çekerek boşanacağını bildirdi. Ancak az sonra Salih Bey (Bozok) ve Kılıç Ali Bey’in aracılığıyla boşanmasından vazgeçti. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. 1922-1934 yılları arasında Gazi Mustafa Kemal veya sadece Gazi ünvanıyla anılan Mustafa Kemal’e Soyadı Kanunu ile birlikte TBMM tarafından çıkarılan 24 Kasım1934 tarihli ve 2587 sayılı kanun ile [3] ile kendisine “Türklerin Atası” anlamına gelen Atatürk ismi verilmiştir.

1930′lu yıllarda Balkan ülkelerinde yaygınlaşan revizyonist siyasi görüşlere karşı Atatürk “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesiyle karşı çıkarak, Birinci Dünya Savaşı ertesinde Neuilly ve Lozan antlaşmalarıyla kurulan uluslararası statükoyu savundu. 1930 yılında Yunan başbakanı Elefterios Venizelos’u Türkiye’ye davet ederek Milli Mücadele’nin düşmanı Yunanistan’la barışın temellerini attı. 1934′de Venizelos tarafından Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi (Ancak Nobel Ödül Komitesi değerlendirmeye almadı).

Serbest Cumhuriyet Fırkası

12 Ağustos 1930′da İsmet Paşa’nın hükumetine alternatifleri sunmak amacıyla çok partili demokratik hayata kavuşmak için Gazi Mustafa Kamal Paşa’nın yakın arkadaşı Fethi Bey (Okyar)’e Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı kurdurarak kız kardeşi Makbule Hanım (Boysan, Atadan), çocukluk ve okul arkadaşı Nuri Bey (Conker)’leri de üye yaptırdı. Ancak 17 Kasım 1930′da rakibi istemeyen İsmet Paşa’nın baskısı ve İslâmcıların aleti olma endişesinden dolayı partiti fesh etti. Bu demokrasi denemesinin biraz önce, ordu’nun siyasete müdahale etmesinin demokrasiye zarar verebileceğini öngören Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Askerî Ceza Kanunu (22 Mayıs 1930 tarih ve 1632 Sayılı Kanun)’nu meclisten geçirdi. Bu kanunun 148.maddesine Ordu mensubunun siyasî toplantılar ve gösterilere katılmasını siyasî partiye üyesi olmasını, siyasî maksatlarla şifahi telkinatta bulunmasını, siyasî makale yazmasını ve siyasî nutuk söylemesini yasaklanan hükumu koydurdu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bundan yaklaşık 30 yıl sonra 27 Mayıs 1960′de ileri görüşlülüğünü bir daha kanıtlayacaktı.

1932 yılından itibaren yaşamının büyük bölümünü İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda kendisine ayrılan dairede geçirdi. 1935′ten itibaren gittikçe şiddetlenen karaciğer sirozu hastalığı ile mücadele etti. 1937′de dönemin en pahalı yatı olarak bilinen Savarona yatı Bakanlar Kurulu kararıyla satın alınarak Cumhurbaşkanının şahsi kullanımına tahsis edildi. Aynı yıl çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na pay ayırdı. Atatürk, 10 Kasım1938 saat 9:05′te Dolmabahçe Sarayı’nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasım1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi’ne defnedildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâaşı görkemli bir törenle 10 Kasım1953 günü buraya nakledildi.

Mustafa Kemal Atatürk

Yaşamındaki Belli Başlı Dönüm Noktaları
1881 Selanik’te doğdu.
1893 Selanik Askeri Rüştiyesi’ne yazıldı ve öğretmeni Mustafa Sabri Efendi, kendisine Kemal ek adını verdi.
1895 Manastır Askeri İdadisi’ne girdi.
18 Mart1899 İstanbul’da Harp Okulu piyade sınıfına yazıldı.
1902 Harp Akademisi’ne girdi.
11 Ocak1905 Kurmay yüzbaşı olarak Harp Akademisi’ni bitirdi. Merkezi Şam’da bulunan 5. Ordu’da göreve başladı.
Ekim1906 Arkadaşlarıyla birlikte Şam’da gizli Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kurdu.
20 Haziran1907 Rütbesi kolağalığa yükseltildi.
Eylül1907 3. Ordu’ya atanarak Selanik’e gitti.
13 Nisan1909 31 Mart Ayaklanması’nı bastırmak üzere Hareket Ordusu’nda kurmay oldu.
1910 Mahmud Şevket Paşa’nın kurmay başkanı olarak Arnavutluk isyanının bastırılmasında görev aldı.
13 Eylül1911 İstanbul’da genelkurmayda göreve atandı.
27 Kasım1911 Binbaşılığa yükseltildi.
9 Ocak1912 Trablusgarp’da Tobruk Savaşı’nı yönetti.
27 Ekim1913 Sofya’ya askeri ateşe atandı.
1 Mart1914 Yarbaylığa yükseltildi.
Şubat1915 Tekirdağ’da 19. Tümen’i kurdu.
25 Nisan1915 ANZAK askerlerini Arıburnu’da durdurdu.
1 Haziran1915 Albaylığa yükseltildi.
10 Ağustos1915 Anafartalar Grubu komutanı olarak İngiliz ve ANZAK birliklerini durdurdu.
14 Ocak1916 Edirne’de 16. Kolordu komutanı oldu.
1 Nisan1916 Mirlivalığa(tuğgeneralliğe) yükseltildi.
5 Temmuz1917 7. Ordu Komutanlığı’na atandı.
Ekim1917 7. Ordu Komutanlığı’ndan ayrılarak İstanbul’a döndü.
31 Ekim1918 Yıldırım Orduları Grubu komutanı oldu.
19 Mayıs1919 Samsun’a vardı.
21/22 Haziran1919 Amasya Tamimi’ni açıkladı.
8 Temmuz1919 3. Ordu Müfettişliği’nden ve askerlikten çekildi.
23 Temmuz1919 Erzurum Kongresi’ne başkan seçildi.
4 Eylül1919 Sivas Kongresi’ne başkanlık etti.
7 Kasım1919Meclis-i Mebusan için yapılan seçimde Erzurum’dan milletvekili seçildi.
27 Aralık1919 Heyet-i Temsiliye ile birlikte Ankara’ya geldi.
23 Nisan1920 Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açtı.
11 Mayıs1920 İstanbul Divan-ı Harp tarafından ölüm cezasına çarptırıldı.
5 Ağustos1921 Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce başkomutan yapıldı.
23 Ağustos1921 Sakarya Savaşı’nı yönetti.
19 Eylül1921 Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce mareşallik rütbesi ve gazi sanı verildi.
26 Ağustos1922 Kocatepe’den Büyük Taarruz’u yönetti.
30 Ağustos1922 Dumlupınar’da Başkomutanlık Meydan Savaşı’nı kazandı.
8 Eylül1922 İzmir’i düşmandan kurtardı.
1 Kasım1922 Saltanat kaldırıldı.
29 Ocak1923 İzmir’de Latife Hanım ile evlendi(5 Ağustos 1925′te ayrıldı).
17 Şubat1923 İzmir İktisat Kongresi açıldı.
11 Ağustos1923 İkinci Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanlığına seçildi.
9 Eylül1923 Halk Fırkası’nı kurdu.
29 Ekim1923 Cumhuriyet ilan edildi; Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı seçildi.
3 Mart1924 Halifelik kaldırıldı.
20 Nisan1924 Yeni Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kabul edildi.
17 Kasım1924 Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kuruldu(3 Haziran 1925′te kapatıldı).
25 Kasım1925 Şapka Yasası kabul edildi.
26 Aralık1925 Uluslararası takvim ve saat kabul edildi.
1 Kasım1927 İkinci kez cumhurbaşkanlığına seçildi.
1 Kasım1928 Latin harflerinin kabulüne ilişkin yasa çıktı.
12 Ağustos1930 Serbest Cumhuriyet Fırkası kuruldu(17 Kasım 1930′da dağıldı).
15 Nisan1931 Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’ni kurdu.
4 Mayıs1931 Üçüncü kez cumhurbaşkanı seçildi.
12 Temmuz1932 Türk Dili Tetkik Cemiyeti’ni kurdu.
24 Kasım1934 Atatürk soyadı verildi.
27 Ocak1937 Hatay’ın bağımsızlığı Milletler Cemiyeti’nce kabul edildi.
10 Kasım1938 Dolmabahçe Sarayı’nda vefat etti.
Kişiliği

Atatürk ve manevî çocuklarından Sabiha Gökçen

Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi, uçuş seyretmeyi ve yüzmeyi severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan keyif alırdı. Sakarya adlı atına ve köpeği Fox’a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Devlet adamlarının, sanatçıların, bilim adamlarının, dostların davet edildiği, ülke sorunlarının da konuşulduğu akşam yemekleri Çankaya Köşkü’nde sık rastlanan bir durumdu. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği’ne gider, modern tarıma geçiş yolunda yürütülen çalışmalara bizzat katılırdı. İleri derecede Fransızca ve az Almanca biliyordu.
Çocuğu olmayan Atatürk, savaş yıllarından başlayarak birçok çocuğun hamiliğini üstlenmiş, birçoğunu da evlat edinmişti. Atatürk’ün manevi evlatları, Afet İnan, Sabiha Gökçen, Ülkü Adatepe, Nebile Hanım, Rukiye Erkin, Zehra Aylin, Sığırtmaç Mustafa, Abdurrahim Tuncak, İhsan’dır.
İzmir zaferinde Yunan bayrağını yerden alması bilinen bir olaydır.

İnkılapları

Siyasal inkılaplar
Saltanatın Kaldırılması
Cumhuriyetin İlanı
Halifeliğin Kaldırılması

Toplumsal inkılaplar
Kadınların Seçme ve Seçilme Hakkı
Şapka Kanunu
Tekke, Zâviye ve Türbelerin Kapatılması
Soyadı Kanunu
Lâkap ve Unvanların Kaldırılması
Uluslararası Ölçülerin Kabulü

Eğitim ve kültür alanındaki inkılaplar
Öğretimin Birleştirilmesi
Harf Devrimi
Köy Enstitüleri
Türk Dil ve Türk Tarih Kurumlarının Kurulması
Üniversite Öğreniminin Düzenlenmesi
Güzel Sanatlarda Yenilikler

Ekonomik inkılaplar
Aşarın Kaldırılması
Çiftçinin Özendirilmesi
Toprak Reformu
Örnek Çiftliklerin Kurulması
Sanayi Teşvik Kanunu
I. ve II. Kalkınma Planları

Hukuki inkılaplar
Mecellenin Kaldırılması
Medeni Kanun

Mustafa Kemal, kendi deyişiyle Türkiye’yi “muasır medeniyet seviyesine çıkarmak” amacıyla bir dizi radikal dönüşüme imza attı. Sözkonusu düzenlemeler başlangıçta Osmanlıca “reform” veya “dönüşüm” anlamına gelen “inkılap” adıyla anıldılar. 1960′lı yıllarda, inkılap karşılığı olarak Öztürkçe “devrim” kelimesi kullanıldı. Ancak 12 Eylül 1980 askeri ihtilalinden sonra, “devrim”, kanlı bir düzen değişikliğini (Fransızca: révolution) ve sol dünya görüşünü çağrıştırdığı gerekçesiyle resmi kullanımda yeniden “inkılap” sözcüğü benimsendi.
Atatürk inkılapları beş ana başlık altında toplanabilir:

Siyasal
Osmanlı saltanatının kaldırılması ve Osmanlı Devletinin tasfiyesi (1 Kasım 1922).
Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923).
Halifeliğin kaldırılması ve Osmanlı hanedanı mensuplarının yurt dışına çıkarılması (3 Mart 1924).
Laiklik ilkesinin anayasaya eklenmesi (1928)

Toplumsal
Şapka Kanunu (25 Kasım1925)
Tekkelerin, zaviyelerin ve türbelerin kapatılması (30 Kasım1925)
Kadınlara belediye seçimlerinde (1930) ve genel seçimlerde (1935) seçme ve seçilme hakkı tanınması
Soyadı Kanunu (21 Haziran1934)
Efendi, Bey, Paşa gibi lakab ve ünvanlarin kullanımının yasaklanması (26 Kasım1934)
Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerinin kabulü (1925-1931)
Hukuk
İslam vakıflarının devlet idaresine alınması (1924)
İsviçre Medeni Kodundan çevrilerek hazırlanan Medeni Kanun’un kabulü (1926).
İtalyan Ceza Kanunu’ndan çevrilerek hazırlanan Türk Ceza Kanunu’nun kabulü (1927).
Eğitim ve kültür
Öğretimin Birleştirilmesi Yasası (Tevhid-i Tedrisat Kanunu) ile devlete bağlı olmayan ilköğretim kurumlarının kapatılması (3 Mart1924)
Yeni Türk harflerinin kabulü ve arap alfabesiyle her türlü yayın ve eğitimin yasaklanması (1 Kasım1928)
Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1932)
Dil Devrimi ve Güneş Dil Teorisinin benimsenmesi (1932-1938)
Darülfünun’un kapatılıp İstanbul Üniversitesi adıyla yeniden kurulması (31 Mayıs1933)

Eserleri
Tâbiye Meselesinin Halli ve Emirlerin Sureti Tahririne Dair Nesayih
Takımın Muharebe Talimi (Almanca’dan çeviri – 1908)
Cumalı Ordugâhı – Süvari: Bölük, Alay, Liva Talim ve Manevraları (1909)
Tâbiye ve Tatbikat Seyahati (1911)
Bölüğün Muharebe Talimi (Almanca’dan çeviri – 1912)
Zabit ve Kumandan ile Hasbihal (1918)
Nutuk (1927)
Vatandaş İçin Medeni Bilgiler (Manevi kızı Afet İnan adıyla yayımlandı) (1930)
Geometri (isimsiz yayımlandı) (1937)
Atatürk’ün ayrıca, 1915-1918 yılları arasında Anafartalar, Doğu Cephesi ve Karlsbad’daki hatıralarını yazdığı günlükleri de bulunmaktadır. Bunlardan Anafartalar Muharebatı’na Ait Tarihçe, Türk Tarih Kurumu tarafından kitap olarak yayımlanmıştır. 1908-1938 yılları arasında Mustafa Kemal’in imza attığı, yazdığı, söylediği kişisel notları dahil her şeyin toplandığı Atatürk’ün Bütün Eserleri adlı bir ansiklopedi de Kaynak Yayınları tarafından hazırlanmaktadır.

Medya

Notlar

  • ^ Rachel Simon (1999). Reformlara Başlangıç: Mustafa Kemal Libya’da. Jacob M. Landau (Yay. Haz.) (1999). Atatürk ve Türkiye’nin Modernleşmesi, İstanbul: Sarmal, ISBN 975-8304-18-6 (s. 39-48) içinde. s.40.
  • ^ Rachel Simon, a.g.e., s. 46.
    ^2587 sayılı Kemal öz adlı cumhurreisimize verilen soyadı hakkında kanun

    Atatürk İlkeleri
    Önemli olaylarla Atatürk
    Atatürk’ün söylevleri
    Atatürk’ün Türk Gençliğine Hitabesi
    Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutku (Dinle)
    Atatürk’ün Bursa Nutku
    Balıkesir Hutbesi

    Bağlantılar


    Atatürk’ün 1918 Tarihinde Fenerbahçe Spor Klubünü Ziyaretine İlişkin Notu. Tam Metin

    Vikipedi, özgür ansiklopedi

  • Nasıl Buldular: atatürkün hayatı kısacaatatrk hayat zetatatürkün hayatı ingilizceatatürkün hayatı kısaca özetihatayın anavatana katılması vikipediatatrk hayatatatrk ksaca hayatatatürkün hayatı özetatatürkün hayatı ingilizce özetatatürkün hayatı kısa

    Atatürkün Hayatı,Kısaca Mustafa Kemal Atatürk (Özet),Atatürkün Hayatı İngilizce Özet SerdarHan tarafından 9 Kasım 2010 tarihinde , Egitim - Dersler - Taban Puanlar kategorisine eklenmiştir.
    Sponsor Bağlantı
      yeni 10
    Benzer Konular
    Atatürkün Hayatı,Kısaca Mustafa Kemal Atatürk (Özet),Atatürkün Hayatı İngilizce Özet isimli bu konuyu ;
    Google'de Ara
    BlogSearch'te Ara
    Buzzzy'de Ara
    Twitter'da Ara
    Bing'te Ara
    İletişim

    Sende Yorum Yaz

    YORUM YAZMAK İÇİN ÜYE GİRİŞİ YAPMALISINIZ.

    Facebook Grubumuza Katılın!