-----Sponsorlu Bağlantılar-----

Hint Medeniyeti İle İlgili Makale – Hint Uygarlığı Hakkında Bilgi


----- Sponsorlu Bağlantılar-----

Sponsor Bağlantı

Hint Medeniyeti

Hindistan oldukça zengin bir coğrafyaya sahip olmasına rağmen ilkçağ’da burada güçlü bir devlet kurulamamıştır. Bunun temel sebebi farklı milletler tarafından sürekli işgal edilmesi ve burada varlığını sürdüren “Kast Sistemi” dir. Kast sistemi Hindistan’da yaşayanların milletleşmesini engellemiştir. Burada din adamlarının yönettikleri feodal prenslikler hüküm sürmüştür.

Kast sistemine göre halk beş gruba ayrılırdı. Bunlar:

* Brahmanlar: Din Adamları

* Kşatriyalar: Asiller ve Askerler

* Vaysiyalar: Sanatkar ve Tüccarlar

* Südralar: Köylüler ve işçiler

* Paryalar: Köleler

- Paryalar, aslında kastın dışında kalan ve insan bile sayılmayan grubu oluşturuyorlardı. Bunların hiçbir hakları yoktu.

- Kast sınıflarında birinden diğerine geçiş yoktur. Her sınıf ancak kendi içinde evlenebilir, farklı sınıflarla evlilik yoktur. Sınıflar babadan oğula geçer. Örneğin, din adamının oğlu mecburen din adamı olmak zorundadır.

- Hindistan’ın en eski dini Veda dinidir. Bu dinin liderlerine Brahman denilir. Din adını Veda denilen kitaplardan almıştır.

- Budizm’in Hindistan da doğmasına rağmen burada yayılamamasının en önemli sebebi Kast sistemidir.

- İslamiyet’in Hindistan’da yayılması sebebiyle Kast sistemi zayıflamaya başlamıştır. İslamiyet Gazneliler tarafından Hindistan’da yayıldı.

- Hindistan’da ortaya çıkan Budizm günümüzde Hindistan, Çin ve Uzak doğu’da yaygındır.

Hint Uygarlığı Hakkında Detaylı Bilgi

Hindistan, Çin’den sonra dünyanın en kalabalık ülkesidir. Dünya üzerindeki en eski uygarlıklardan birine sahip olan Hindistan’ın ilk dönem tarihine ait bilgiler arkeolojik verilere dayanır. Yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda, İndus Vadisi’nin batısında M.Ö. 3500′lerde yaşamış yarı göçebe topluluklar ortaya çıkmıştır. Daha sonra toprak ekiminin gelişmesiyle M.Ö. 2500′lü yıllarda yerleşik köy yaşamına geçilmiştir.

...

M.Ö. 2300′lerde İndus Vadisi çevresinde gelişmiş kentlerin ortaya çıktığı bir uygarlık yükselmiştir. Bu dönemde düzenli bir plana göre kurulan kentlerde, evlerin yanı sıra, tapınak, hamam, dükkân ve atölye gibi yapılar bulunuyordu. İndus Irmağı’nın çevresindeki verimli ovalarda buğday, arpa, pirinç, hurma, susam, kavun ve pamuk yetiştiriliyordu. Ayrıca, komşu uygarlıklarla ticaret de yapılıyordu. İndus bölgesinin uygarlık merkezi olma özelliğini kaybetmesinin ardından, Ganj Vadisi’ne yönelik göçlerle yeni bir uygarlığın temelleri atıldı. Burada kabile sisteminin yerleşmesiyle birlikte, toprak sahibi kralların, rahiplerin ve aristokrat sınıfının önemi arttı. Bu dönemde kast sistemi biçimlenmeye başladı. Kast sisteminde toplumsal sınıfları; brahmanlar (din adamları), kşatriyalar (asker ve asiller), vaysiyalar (sanatçı, tüccar ve köylüler), südralar (işçiler) ve paryalar (köleler) oluşturmaktaydı.

M.Ö. 6. yüzyılda büyük din reformcusu Buda, yeni bir inanç sistemi geliştirdi. Ona göre ruhun ölümsüzlüğünü sağlamak için, karşılık beklemeden iyilik yapmak, temiz yürekli olmak ve maddi tutkulardan uzak durmak gerekiyordu. Buda’nın yeni öğretisi tüm Hindistan’da hızla yayıldı. Budacılık misyonerler aracılığıyla Çin, Tibet ve Tayland gibi ülkelere de yayıldı.

Eski Hint uygarlığı, M.S. 4. yüzyıldan 5. yüzyıla kadar egemen olan Gupta krallarının küçük krallıkları ortadan kaldırmasıyla geniş bir alana ulaştı. Guptalar, 6. yüzyılda Orta Asya’dan gelen Hunlar’ın saldırısına uğradı. Bu saldırı sonucunda Guptalar zayıfladılar. Bu kargaşa ortamında “Racput” adı verilen “kralların oğulları”, yönetimi ele geçirdi. Racputlar kendi aralarında iyi anlaşamadıklarından, sürekli birbirleriyle mücadele ediyorlardı. Racputlar’ın kendi aralarındaki mücadelelerinden dolayı Kuzey Hindistan, dışarıdan gelen saldırılara karşı savunmasız kalıyordu. Bu durumdan yararlanan Gazneliler 10. yüzyılın ikinci yarısında Hindistan’a girdiler. Gazneli Sultan Mahmut, Hindistan’a düzenlediği seferler sonucunda burada büyük bir devlet kurdu. Bu seferler sonucunda İslamiyet, Hindistan’da hızla yayıldı. Gaznelilerden sonra Gurlular, Hindistan’a uzun süre egemen oldular.

1526 yılında Babür Şah’ın Kandehar’dan Bengal’e kadar olan sınırları ele geçirmesiyle Hindistan’da Moğol kökenli Babür egemenliği başlamış oldu. Babür Devleti’nin en ünlü hükümdarı olan Ekber zamanında devletin sınırları genişledi. Ayrıca, Müslüman ve Hindu halklarını birbirine kaynaştırmaya çalıştı. Ekber’in torunu olan Şah Cihan’ın Agra kentinde yaptırdığı Tac Mahal, dünya kültürel mirasının en önemli eserleri arasındadır. Babür Devleti’nin sonlarına doğru Müslümanlar ile Hindular arasında anlaşmazlıklar çıktı. Bu anlaşmazlıklar sonucunda zayıflayan Babür Devleti yıkıldı.

On beşinci yüzyılın sonlarına doğru Avrupalı tüccarlar, Afrika’nın güneyinden dolaşarak Hindistan’a vardılar. İlk gelenler Portekizliler ve Hollândalılar oldu. 17. yüzyılın başlarında Hindistan pazarını kapmak için asıl mücadele edenler, Fransızlar ve İngilizler arasında oldu. Fransızlar 1954′e kadar Hindistan’da bazı limanları ellerinde tuttular. Portekizliler ise işgal ettikleri yerlerden 1961′de çıktılar.

Hindistan, İngiltere’nin en önemli ve en çok gelir getiren sömürgesiydi. Hindistan’ı, İngiliz hükûmetince beş yıllığına atanan bir genel vali yönetiyordu. Hindistan halkı ağır vergiler altında eziliyordu. Batı üniversitelerinde okuyan Hintli gençler, sömürü altındaki ülkelerine özgürlük ve demokrasi düşüncelerini getirdiler. Bu aydın sınıf 1885 yılında bağımsızlık hareketini başlattı. Bundan sonraki 50 yıl bağımsızlık mücadelesiyle geçti. Birinci Dünya Savaşı’nda Hindistan birlikleri İngiltere’ye bağlı olarak çarpıştı. Bu savaşta İngilizler, Hindistan’ın bütün olanaklarını kullandılar.

Bu sırada bağımsızlık hareketinin önderi olarak Gandhi ortaya çıktı. O, pasif direniş kampanyasıyla ülkenin bağımsızlığını kazanabileceğini söylüyordu. Kampanyayla milyonlarca insan harekete geçti. İngilizler gerekli önlemleri almıştı; fakat bağımsızlığa inanan Hindistan halkı Gandhi’nin pasif direniş kampanyası sonucunda 26 Ocak 1930 yılında bağımsızlığını ilân etti.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Hindistan’da iki devlet ortaya çıktı. Biri Hindistan adını korurken diğeri Pakistan adını aldı. Sınırlar nüfusun dinî yapısına göre belirlendi. Hindistan, Hindu çoğunluğun; Pakistan ise Müslüman çoğunluğun yaşadığı yerleri içine alıyordu. Ancak sınırların her iki yakasında da bir göçmen trafiği yaşanmaya başlandı. Pakistan sınırları içinde bulunan Sihler ve Hindular Hindistan’a; Hindistan’daki Müslümanlar ise Pakistan’a geçmeye çalışıyorlardı. Bu geçişler sırasında 200 bin insan yaşamını yitirdi.

Hindistan’da bilimsel çalışmaların kökeni M.Ö. 5 binlere kadar uzanır. Hintlilere göre gök sistemi, dünya merkezli bir sistemdir. Onların astronomi çalışmaları gezegenlerin hareketleri hakkında bilgiler içerir. Ayrıca, Dünya – Güneş uzaklığı hakkında tahminler yapmışlardır.

Hindistan’da 10 tabanlı bir matematik sistemi kullanılmaktaydı. Sıfırı da ilk defa Hintli matematikçilerin kullandığı bilinmektedir.

Hint felsefesine göre, canlı, evrenin küçük bir modelidir. Canlı da doğadaki diğer cisimler gibi toprak, su, hava ve ateşten meydana gelmiştir.

Bu uygarlığın bilim ürünleri önce İslâm dünyasında Arapçaya, sonra buradan aldığı katkılarla birlikte Lâtinceye çevrilmiştir. Bu yüzden Hint uygarlığındaki çalışmalar, diğer toplumların bilimsel faaliyetlerini etkilemiştir.

Kaynak: yardimx . com

Nasıl Buldular: hint uygarlığı vikipedihint uygarlığı hakkında bılgısudralarvaysiyalar nedirhint medeniyetihint uygarlığı hakkında kısa bilgisüdralar nedirhint uygarligisint medeniyeti vikidipikihint medeniyeti vikipedi

Hint Medeniyeti İle İlgili Makale – Hint Uygarlığı Hakkında Bilgi SerdarHan tarafından 1 Aralık 2010 tarihinde , Egitim - Dersler - Taban Puanlar kategorisine eklenmiştir.

------ Sponsorlu Bağlantılar ------
    yeni 10
Benzer Konular
Hint Medeniyeti İle İlgili Makale – Hint Uygarlığı Hakkında Bilgi isimli bu konuyu ;
Google'de Ara
BlogSearch'te Ara
Buzzzy'de Ara
Twitter'da Ara
Bing'te Ara
İletişim
2 responses to “Hint Medeniyeti İle İlgili Makale – Hint Uygarlığı Hakkında Bilgi”
  1. merve diyor ki:

    çk güzl ama bir iki aralara resim atabilrlerdi

Sende Yorum Yaz

YORUM YAZMAK İÇİN ÜYE GİRİŞİ YAPMALISINIZ.

Facebook Grubumuza Katılın!