-----Sponsorlu Bağlantılar-----

Suyu Az İçmek Zararlı mı ? Az Su İçmenin Sağlığa Zararları Nelerdir


----- Sponsorlu Bağlantılar-----

Sponsor Bağlantı

Suyu Az İçmek Zararlı mı ? Az Su İçmenin Sağlığa Zararları Nelerdir . Az Su İçtiğimizde Hangi Sağlık sorunları ortaya çıkıyor sizlere bunu uzmanların hazırladığı oldukça ayrıntılı bir bilgi notunu sizlere sunarak devam ediyoruz.

Az su içmenin başta böbreklere olmak üzere vücudumuza önemli zararları olduğunu biliyor muydunuz?

Uzmanların her fırsatta neden hep bol bol su içmemizi tavsiye ettiğini merak ettiniz mi? Yeterli sutüketiminin faydalarından herkes söz eder fakat günlük ihtiyacımız olan gerekli suyu içmediğimizzaman nelere yol açtığını hiç düşündünüz mü?

su içmek

İşte az su içmenin sağlığa zararları ve vücudumuza olumsuz etkileri:

İngiliz King’s College Psikiyatri Enstitüsü’nün araştırmasına göre; yeterince su içmemek, beyindeki gri maddenin azalmasına neden oluyor.

Yeterince su içmemenin insanıaptallaştırdığı ortaya çıktı. İngiliz King’s College Psikiyatri Enstitüsü’nün araştırmasına göre; yeterince su içmemek, beyindeki gri maddenin azalmasına neden oluyor.

Gri maddenin azalması, sadece beyin ebatlarını değil, beynin çalışmasını da etkiliyor. Düşünmeyi ve kavramayı zorlaştırıyor. Buna göre 90 dakika süren bir terleme, beyinde bir yıllık yaşlanma etkisi yapıyor. Bir iki bardak su içmek, beynin hemen eski hale dönmesine yardımcı oluyor.

Vücudumuzun yaklaşık olarak % 60 ‘ından fazlası sudan oluşmaktadır. Beynimizin ise % 75 gibi büyük bir kısmı sudan meydana gelmektedir. Bu neden ile su vücudumuz için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. İnsanoğlu yemek yemeden aylarca dayanabilirken susuzluğa bir hafta bile dayanamaz. Az Su İçmenin Zararları çok olduğu gibi bu zararlardan en çok etkilenen organlarımız böbreklerimizdir. Böbreklerin vücudu kanı süzmek ve vücuda giren sıvı oranını dengelemektir. Vücudu sıvı girmese bile böbrekler çalışmaya devam eder ve bu durum böbreklerde bulunan nefronların tahribatına yol açar. Uzun süre bu devam ederse böbrekler işlevlerini yitirmeye başlar. Örneğin depremlerde mahsur kalarak 3-4 gün sonra kurtarılan kişilerin büyük çoğunluğunda ciddi böbrek komplikasyonları oluşur. Bu nedenle diyalize bağlı bir hayat sürmemek için özellikle de yaz dönemlerinde vücudumuzun sıvı dengesine daha çok özen göstermek önemlidir.

Az su, bağırsakları tembelleştirir

Az su içenlerde bağırsak şikayetlerinin daha fazla olduğunu belirten Gastroenterolog Doç. Dr. Duygu İbrişim, ancak alınan tüm önlemlere karşı ani gelişen ve giderek artan kabızlıkta mutlaka bir uzmana başvurmak gerektiğini söyledi.

Kabızlığın en sık karşılaşılan sindirim sistemi problemi olduğunu belirten İbrişim, bağırsak tembelliğinin, bireysel yatkınlıkla ilişkili olabileceği gibi diyabet, hipotiroidi gibi metabolik olayların bir belirtisi veya kolon kanserinin sonucu olarak da ortaya çıkabildiğine dikkat çekti.

Bazı ilaçların ve nörolojik hastalıkların da kabızlığa yol açtığını vurgulayan İbrişim, gün içinde tuvalete gitme sayısının kişiden kişiye değişebildiğini belirtti ve “Bazı kişiler için günde iki defa tuvalete gitmek normalken; haftada 3-4 defa giden bir kişinin de bağırsakları gayet sağlıklı olabilir. Haftada 3’ten daha az veya zorlanarak bağırsakları boşaltmak, çıkımda tıkanıklık ve tam boşalamama hissi oluyorsa kabızlıktan bahsedilebilir” dedi.

SAĞLIKLI BESLENME VE YÜRÜYÜŞ ÇOK ÖNEMLİ

Kabızlık çeken kişilerde beslenme ve tuvalet alışkanlıklarının düzenlenmesinin önemine dikkat çeken İbrişim, şunları kaydetti: “Yeterli sıvı tüketiminin sağlanması, sulu-yumuşak ve lifli gıdaların tüketiminin artırılması, düzenli ve ara öğünleri de içeren bir beslenme ve özellikle yürüyüş gibi bir fiziksel aktivitenin yapılması çoğu vakada yararlıdır. Genellikle aynı saatlerde ve ertelenmeden tuvalete gidilmesi, stresin yönetimi de olumlu katkı sağlar. Unutulmamalıdır ki; beynimizle sindirim sistemimiz arasında çok sıkı bir ilişki vardır ve duygusal durumumuz mide ve bağırsakları etkileyebilir. Dönem dönem tuvalet alışkanlıklarını düzenleyici tedavilere gerek duyulabilir. Ancak bu tedaviler mutlaka doktor önerisi ile alınmalıdır.”

ANİ GELİŞEN VE ARTAN KABIZLIK TEHLİKELİ

...

Uzun süredir kabızlık sorunu yaşanmasından çok, ani gelişen veya gittikçe artan kabızlığın daha kaygı verici olduğunun altını çizen İbrişim, “Beraberinde ‘alarm belirtileri’ denilen, kilo kaybı, halsizlik karın ağrısı, kansızlık, makattan kanama gibi bulguların da eşlik etmesi halinde mutlaka doktora gidilmeli” uyarısında bulundu.

50 YAŞIN ÜZERİNDEYSENİZ DÜZENLİ KOLONOSKOPİ YAPTIRIN

Kolon kanserinin değerlendirilmesinde kolonoskopinin altın standart olduğunu söyleyen Doç. İbrişim, “Kolon kanserleri genellikle bağırsakta polip dediğimiz ve bu aşamada iken çoğunlukla iyi huylu olan küçük et beni gibi kabarıklıklar şeklinde başlar ve yıllar içinde büyüyüp kanserleşirler. Bu nedenle hiçbir yakınması olmasa dahi 50 yaşına gelmiş herkese tarama amaçlı kolonoskopi yapılması, polip tespit edilirse kolonoskopi işlemi sırasında çıkarılarak kanser gelişiminin önlenmesi ve bulgulara göre belli aralıklarla işlemin tekrarı tüm dünyada kabul edilmiş bir yaklaşımdır. Ailesinde kolon kanseri olanlarda daha erken yaşlarda taramaya başlamak gerekir” diye konuştu.

KABIZ OLMAMAK İÇİN BUNLARA DİKKAT

Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk ise bağırsak tembelliğini önlemek için beslenme önerilerini şöyle sıraladı:

• Öğün saatlerine dikkat edilmeli. Özellikle sabah kahvaltısını geç yapan ve öğünleri aksayan kişilerde bağırsak tembelliği daha sık gözlenir. Bu açıdan sabah 07-09 arası kahvaltı, 12.00-14.00 arası öğle öğünü yapılmalı, en geç saat 20.00’de de akşam yemeği yenmelidir.

• Her öğünde salata yemek gerekir. Kahvaltı; çiğ domates, salatalık ve özellikle biber söğüş şeklinde olabilir. Yemeklerde de en az 1 çorba kasesi kadar 1 yemek kaşığı zeytinyağı eklenmiş salata hem tokluğu hem de lif alımını arttırır.

• Günde 10 bardak su içilmeli. Az su içenlerde bağırsak şikayetleri daha fazla olur.

• Sabah uyanır uyanmaz aç karnına ılık bir bardak su bağırsakları hızlandırır.

• Şeker hastası olmayanlar uyandıklarında ılık suyun içerisine 1 tatlı kaşığı kayısı veya erik marmelatı koyarak içebilir.

• Lokmalar iyice çiğnenerek tüketilmeli. Yavaş ve iyi çiğneme de sindirim sisteminin düzenli çalışmasında iyi etki sağlar.

• Haftada 1-2 gün kuru baklagillerden oluşan yemekleri tüketmek posadan zengin beslenmeye birebir etki gösterir. Kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek, barbunya ve börülce bu grubun en lifli besinleridir.

• Günde en az 2 porsiyon meyve tüketilmeli. Şeftali ve muz dışında diğer tüm meyveler şeker ve posa içeriği sayesinde bağırsak tembelliğinde faydalıdır. Kabukları ile tüketmeye özen gösterilmeli. Sadece meyve suyu içmek taze de olsa bağırsakları çalıştırmayacaktır.

• Koyu çay ve kahve tüketimi özellikle kabızlık şikayeti olanlarda sınırlandırılmalı.

• Günlük yürüyüş yapmak, asansör kullanmamak, adım sayısını artırmak kabızlık tedavisinde her zaman olumlu sonuç vermektedir. Haftada 4 gün spor yapan kişilerde bağırsak tembelliği daha az sıklıkta gözlenmekte.

Bir önceki Makalemiz olan Ağız Boğaz ve Diş Eti Sağlığı İle İlgili Problemler Tedavi Yöntemleri başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Nasıl Buldular: nar suyu içmekhamilelikte nar zararlı mınarın hamilelere zararlarınar suyu süt yaparmıhamilelikte nar suyu içmekhamilelikte nar suyuaz şu içmek bobreklerehamilelikte narin etkisi nedirvücudumuza ve sagligimiza özen gostermenin yararları nelerdirhamilelikte nar

Suyu Az İçmek Zararlı mı ? Az Su İçmenin Sağlığa Zararları Nelerdir SerdarHan tarafından 17 Aralık 2012 tarihinde , Sağlık Bilgileri kategorisine eklenmiştir.

------ Sponsorlu Bağlantılar ------
    yeni 10
Benzer Konular
Suyu Az İçmek Zararlı mı ? Az Su İçmenin Sağlığa Zararları Nelerdir isimli bu konuyu ;
Google'de Ara
BlogSearch'te Ara
Buzzzy'de Ara
Twitter'da Ara
Bing'te Ara
İletişim

Sende Yorum Yaz

YORUM YAZMAK İÇİN ÜYE GİRİŞİ YAPMALISINIZ.

Facebook Grubumuza Katılın!